ATSIZ

Haziran 10, 2009

Ödünç Aşk Olur mu?

Kategori: 1 — atsiz @ 2:50 pm

Salih Tuna
stuna@yenisafak.com.tr

“Neşet Ertaş dinler misin?” sorusuna, Nil Karaibrahimgil kızımız “Tanımıyorum!” cevabını vermiş!

Ne kadar açık sözlü değil mi?

Savuşturmak maksadıyla soruyu gargaraya getirmeye; “Dinlerim ama…” deyip de anında başka bir konuya zıplamaya kalkışmamış.

Demem o ki, cinlik yapmamış.

Neyse o:

“Tanımıyorum!..”

Gerçi bu gibi durumlarda cinlik yapmak her zaman fayda vermeyebilir.

Dahası rezil rüsva olmak riski var.

Mesela, soruyu soran daha cin çıkar da; “Şerafettin Hoşsöylemez dinler misin?..” diye sorarsa ne yapacaksın?!

“Dinlerim ama…” diye cumbadak lafa dalıp geçiştirmeye kalkışırsan yanarsın.

Çünkü…

Soruyu soran “Öyle bir türkücü yok!..” dediğinde öyle bir şaşarsın ki, Gemliğe giderken denizi görmek kaç para!

Gayet net olmak lazım, Nil Karaibrahimgil gibi:

“Tanımıyorum!..”

Tanıyıp da anlamamaktan evladır bu.

En azından, (bir gün tanırsa) anlama ihtimali var.

Hoş “Ben bu yaz bronzlaşmak / Kendimle uzlaşmak / Yer yer yozlaşmak / Uzaklaşmak istiyorum” şarkısını dillendiren Nil Karaibrahimgil kızımızın, Neşet Ertaş’ı “tanıdığında” ne anlayacağı tastamam muamma!

Neşet Ertaş “Sinemde gizli yaramı kimse bilmiyor / Hiçbir tabip yarama merhem olmuyor / Boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor / Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen” derken, nam-ı diğer “Özgür Kız”ımız bronzlaşmak, mümkünse biraz da uzaklaşmak istiyor.

Neşet Ertaş, “Seher vakti garip bülbül öterken / Kirpiklerin oku yar yar cana batarken / Cümle alem uykusunda yatarken / Kimseler duymadan yar oy / Gel gizli gizli gel gizli gizli…” derken, o “Yer yer yozlaşmak” istiyor.

Hulasa vaziyet muammadan öte, düpedüz imkansız!

Bu imkansızlığın yansıması sadedinde her an, her yerde “dilleri var bizim dile benzemez” iletişimsizliği yaşanıyor.

Mesela, bir kesim bir gecelik aşk diyor, diğeri mezara kadar…

Bir kesim Leyla’nın gözlerinden Mevla’ya yol almanın yollarını gözlüyor, diğer kesim Leyla’ya “yollu” olmayı telkin ediyor: “Çok üzgünüm istemeden / Seni dün gece aldattım / Kim olduğu mühim değil / Sana bağlanmaktan kaçtım…”

Gerçekten de anlamak mümkün değil bu fast foot aşkları!

Bir gecelik aşk hikayeleri…

“Bizimkisi seviyeli ilişki!..” lakırdıları…

“Aşk yaparken yakalandılar!..” şeklinde verilen fuhuş haberleri…

Ve, o şarkı sözleri:

“Dün gece hiç tanımadığım bir erkeğe sırf sana benziyor diye…”

Şayet “çürüme” bu hızla devam ederse…

Bu nobran, bu edepsiz, bu hayasız, bu rezil, bu müzevir, bu dümbük “aşkı” ilerde kontöre yükleyecekler!

Bakkalda, markette, kuruyemişçide, benzin istasyonunda, velhasıl, aranılan her yerde satacaklar bu aşkı.

Kontörlük aşk devri başlayacak böylece.

Ne kadar kontörün varsa o kadar aşk…

Ödünç aşklar da olacak haliyle.

Şayet bu hızla devam ederse “çürüme”…

“Aşk her şeyi affeder mi?” düzeyinden, en kısa sürede “Bana 25 kontörlük aşk gönderir misin?” düzeyine varılacak.

Teknolojideki gelişme hızı, aşkın yozlaşma hızına yetişirse tabii.

Henüz Yorum Yok »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.

WordPress.com'dan blog alın.