ATSIZ

Temmuz 8, 2009

Çoğu gitti azı kaldı

Kategori: 1 — atsiz @ 11:00 am

Ne zaman memleketin geleceği hakkında biraz ümide kapılsam, “belki ben görmem ama bu iş olacak” diyesim gelse, aklıma bu hissiyatı en güzel ifade eden NFK’in dizeleri gelir.

Nakarat

Küçükken derdi ki, dadım:
Çoğu gitti, azı kaldı.
Büyüdüm, ihtiyarladım,
Çoğu gitti, azı kaldı.

Vur kazmayı dağa Ferhat
Çoğu gitti, azı kaldı.
Kişne kır at, kişne kır at
Çoğu gitti, azı kaldı.

Doğar bir gün benim günüm,
Çoğu gitti, azı kaldı.
Kırk gün, kırk gece düğünüm,
Çoğu gitti, azı kaldı.

Ektik, ektik, yetişecek,
Çoğu gitti, azı kaldı.
Bütün yollar bitişecek,
Çoğu gitti, azı kaldı.

Bir gün anlaşılır şiir;
Çoğu gitti, azı kaldı.
Ekmek gibi azizleşir,
Çoğu gitti, azı kaldı…

Necip Fazıl Kısakürek

Altı üstü beş metre bez.
Çoğu gitti azı kaldı…..
**********************
Bu da “bunlar olurken sen ne yaptın” testinden alnının akıyla çıkabileceğini düşündüğüm bir avuç entellektüelden birinin , Ustad kadar veciz olmasa da gayet gerçekçi bir vaziyet tahlili:

Ali Bayramoğlu
alibayramoglu@tnn.net
03 Temmuz 2009 Cuma

Gül Demirel değil… Gün de 28 Şubat değil…

Dün son haftanın gelişmelerini sıralamıştık… Bunlara bir yenisi eklendi. Albay Çiçek tutuklandıktan 19 saat sonra tahliye edildi.

O andan itibaren basında askeri yargı ile sivil yargıyı yarıştıran yazılar, haberler yer alıyor, albayın hapse girmesi ya da tahliyesi üzerine analizler yapılıyor.

Bu elbet sert kutuplaşmanın bir göstergesi…

Ancak görmek gerekir ki, albayın tutuklanması ya da serbest kalmasından daha önemli olan Ergenekon davası çerçevesinde hukuki takibata uğramasıdır. Muhtemel yeni bir iddianamede Albay Çiçek’in sanık olarak yer almaması mevcut veriler ve koşullarla pek mümkün görünmüyor.

Uzak açı analize daha uygun…

Yine o açıdan bakalım.

İlk görünüşte ortada bir asker-sivil gerginliği var. Ancak bu gerginliğin gerisinde devasa bir değişim tartışması yatıyor. Üstelik bu, uzun süredir böyle, askeri yargının görev alanının daraltılması yanında Ergenekon davası, daha geriye gidelim Çankaya’ya AK Parti’li bir siyasetçinin seçilmesi, AB’ye uyum paketleri, MGSB tartışması hemen hepsi aynı hatta oturuyor.

Devamı

Bu da fena ayna kopymamış ha:

Gizli bir iktidar partisi olarak CHP
Ahmet Altan

Eğer Cumhuriyet Halk Partisi’ne “sosyal demokrat” bir muhalefet partisi olduğunu kabul ederek bakarsanız, bu partinin “acayipliklerini” anlamak asla mümkün olamaz.

CHP’nin ne yaptığını, neyi savunduğunu anlayabilmek için onun “halkın oylarıyla seçilmemiş” gizli bir iktidar partisi olduğunu fark etmek gerekir önce.

Dün, CHP grup toplantısında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, yüzünün çizgilerine şöyle bir sürünüp geçen müstehzi ve bence biraz da müstehcen bir gülümsemeyle, “Bakarsınız bir iki saate kadar Cumhurbaşkanı Gül de bu konuda kararını verir, bu yasayı iptal eder,” diyordu.

Devamı

Bu da iki öde üç oku promosyonumuzdan (ilk ikiyi okumayanlar okumasın lütfen!):

Darbe ihtimali var mı?

İHSAN DAĞI

Darbe ihtimali yok. Bunu konuşmak bile abes, utanç verici. Ama darbe heveslilerinin hem ordu içinde, hem medyada hem de iş çevrelerinde hâlâ var olduğu gerçek. Son yıllarda sistematik bir şekilde yaratılan ‘vatan ve rejim tehlikede’ havası, darbeciliğin meşruiyet zeminini oluşturuyor.
‘Devlet’in en tepesindeki kişiler bir ara, ‘Cumhuriyet’in tarihte görülmedik düzeyde tehlike altında olduğu’nu sürekli söylüyorlardı. Böyle bir ‘kaygı’, hem darbe heveslilerine psikolojik rahatlık sağlamak hem de giriştikleri işin toplumsal desteğini oluşturmak gibi iki temel işlev görüyordu.

Devamı

Henüz Yorum Yok »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.

WordPress.com'dan blog alın.